Selçuklu Emaneti Sessizliğe Gömüldü: Leyleklerin Bile Terk Ettiği Müze!
"Dünyanın İlk Bor ve Etnografya Müzesi" olarak kapılarını açan tarihi hamam, yıllardır kapalı olmasıyla bölge turizmini ve ilçe halkını üzüyor.
Seyitgazi ilçe merkezinde, İkiçeşme Mahallesi’nin kalbinde ve Afyon-Eskişehir yolu üzerinde yer alan 820 yıllık Selçuklu mirası, sessizliğe gömüldü. 1207 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın annesi Ümmühan Hatun tarafından yaptırılan ve 2007 yılında "Dünyanın İlk Bor ve Etnografya Müzesi" olarak kapılarını açan tarihi hamam, uzun süredir kapalı olmasıyla bölge turizmini ve ilçe halkını üzüyor.
Selçuklu Mimarisinden Modern Müzeye
Yüzyıllarca bölge halkına hamam olarak hizmet veren ve 1970’li yıllara kadar aktif kullanılan yapı, Selçuklu mimarisinin en zarif örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.Seyyid Battal Gazi Külliyesi ile birlikte ilçenin manevi ve tarihi atmosferini tamamlayan bu yapı, 2007 yılında vatandaşlar, dönemin yerel yönetimleri ve kaymakamlık öncülüğünde büyük bir vizyonla müzeye dönüştürülmüştü.
Müze, bir yandan bölgenin kültürel hafızasını koruyan etnografik eserleri barındırırken, diğer yandan dünyanın en büyük bor rezervlerine ev sahipliği yapan Seyitgazi’nin bu sanayi gücünü "Dünyanın ilk bor müzesi" unvanıyla sergiliyordu.
Leyleklerin Bile Terk Ettiği Miras
Tarihi dokusu ve eşsiz eserleri ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olması beklenen müzenin mevcut durumu ise içler acısı. Yapının kubbesindeki meşhur leylek yuvası yerinde dururken, müzenin kapalı olması nedeniyle sembolik misafirler olan leyleklerin dahi bölgeyi terk ettiği gözlemleniyor.
İlçenin turizm potansiyeli bakımından çevre il ve ilçelerden oldukça üstün bir konumda olduğunu belirten vatandaşlar, bu denli önemli bir mirasın işlevsiz kalmasına tepki gösteriyor.
"Turizme Kazandırılmalı"
Kültür turizminin parlayan yıldızı olması gereken müzenin tekrar faaliyete geçmesi için çözüm bekleyen bölge sakinleri, yetkililere şu çağrıda bulunuyor:
"Dünyanın bor merkezi olan ilçemizde, böyle bir müzenin kapalı olması büyük bir eksiklik. Kaymakamlık veya belediye iş birliğiyle, gerek İŞKUR üzerinden gerekse kalıcı bir personel istihdamıyla burası yeniden ziyarete açılmalıdır. En azından öğrencilerin eğitimi ve bölge turizminin bir nebze canlanmasına katkı için bu tarihi hamamın kapısındaki kilit açılmalıdır."
Selçuklu zamanından kalma alttan ısıtmalı bu mimari şaheserin, sadece bir yapı olarak değil, yaşayan bir müze olarak hizmet vermesi; Seyitgazi’nin hem tarihine hem de bor madeni gibi stratejik bir değerine sahip çıkılması anlamına geliyor. Gözler şimdi, bu eşsiz müzenin kapılarını yeniden açacak yetkililere çevrilmiş durumda.