Koltuk Tatlı, Oyun Çok; Siyasetin Muz Kabuklarına Dikkat!!!
Öncelikle hiçbir baskı ve etki altında kalmadan yazılarıma yer ve değer veren Seyitgazi Haberci ailesine ve güzel mesajları ile şu garip Aşkar’ı fani dünyada sevindiren sevgili okurlara en kalbi sevgilerimi, saygılarımı sunarım. "Ayda bir yazsan da olur" diyerek başladığımız bu serüven, sizlerin yoğun ilgisiyle haftalık, hatta neredeyse gün aşırı taleplere doğru gidince, bizim de şu kelam ilmimizin ve memleket bilgimizin sadakasını vermemiz artık kaçınılmaz oldu!
Her neyse, gelelim asıl meselelerimize…
Yazımı okuyanlar bilir, AK Parti Seyitgazi İlçe Başkanı’nı şöyle bir kenara not etmiştim, unutmadan değinelim.
Önceki yazımda bir eleştiri ya da tavsiye ne derseniz artık bir konuya değinmiştim... Başkan şimdi güzel, şık ve tam da kendine yakışanı yapmış… İşte asıl mesele öyle soğuk duvarların arasında, tabelaların gölgesinde kalmak değil; kalplerde yer bulabilmektir. Bravo, bu samimi hareketiyle resmen "Yıldız"ını parlattı. Gerçi bir iki mevzu daha var ama ögrenince çok şaşırdım! Bekleyip görelim bakalım... Onun da açıklaması vardır elbet!
Neyse, bu garip Aşkar’ı dikkate almış, mesajı doğru yere koymuş ya; benden ona kocaman bir artı puan! Hep Dediğim gibi, Aşkar kul hakkı yemez, hakkı teslim eder.
Yalnız, İlçe Gençlikspor’da da durum tamamen aynı! Ben şöyle bir baktım ama... Bak Osman Aşkın Bak, bir de sen bak! Bak ki göresin Seyitgazi’deki asıl fotoğrafı!... Neyse, daha da karışmam! Elbet O bakan bir gün tersten bakar. Koltuk giderse ona bakan çok bakar!
Şimdi doğruca şu ilçenin meşhur meselelerine geleceğim ama… Dur bakalım, azıcık bekleyeyim! Koskoca Şehrül-Emin muhakkak bizden daha iyi bilir, gereğini de elbet yapacaktır! Yapar dimi? Yapar, yapar ya… İçimde bir yerlerde bir güvensizlik dalgalansa da, neyse… Sakin ol Aşkar, iyi düşün, iyi olsun.
Biz gelelim madalyonun diğer yüzüne…
Biraz da CHP İlçe Başkanı Hanımefendi için iki kelam edelim, dilimizin döndüğünce. Her platformda, iyi gürlüyor, eyvallah ama çadır biraz karışık… Bakın şimdiden size diyorum buraya da açık açık yazıyorum: Bizim Şehrül-Emin yine aday olacak, biletini de şimdiden ayırtıyor!
Tabi biz dışarıdan, o çok sevdiğimiz kahvehanelerin köşesinden, dost meclislerinden bakarız sahneye… Ama siz tam da o kaynayan kazanın, siyasetin o fırtınalı merkezinin içindesiniz. Yolunuz açık olsun deriz demesine da, şu garip Aşkar’ın da kulağı deliktir; uyarısını, nasihatini yapmadan geçmesin. Bakın siz bence bu süreçte kırılan kalpleri onara onara, yaraları sara sara yol alırsınız, orası tamam!
Lakin, siyaset sahnesinde bir iyi, bir uzak; bir soğuk, bir sıcak davranışlar sergilemek dışarıdan bakınca belki sizce de "strateji" gibi görünür. Görünürde her şey iyi gibidir de, içten içe o kararsızlık insanda derin yaralar açar, fark edemezsiniz. "Net" olmadan yaraları Saramazsınız! Başkanlık hayalleri suya bile düşmez...
Kaç zamandır bizim ihtiyar delikanlılarla görüşür, kulağını çınlatırız sizlerinde!
Tamam ilçe Başkanı olarak geleceğe yatırım yaptığınızı, diksiyon kurslarından, kişisel gelişim atölyelerinden kendinizi yetiştirdiğinizi duyuyor ve görüyorum. Hakkınızı yemeyelim. Bir çaba gayret var!
Seyitgazi’de ya da başka bir yerde kadın ilçe başkanı olup 7/24 aktif siyasette rol oynamanın ne kadar zor ve meşakkatli olduğunu biliriz, bu azminizi gönülden takdir de ederiz. Kolay iş değil tabi ki..
Lakin hedefe giderken unuttuğunuz, belki de gözden kaçırdığınız büyük bir tehlike daha var: Karşınızdaki rakip öyle acemi değil, fazlasıyla profesyonel! Üstün yetenekleri vardır onun; usul usul yaklaşır, ruhunuz bile duymadan arı kovanına çomağı sokar ve hiçbir şey olmamış gibi kenara çekilip olanı biteni izler. Şöyle bir dönüp geçmişe bakın hele… Bugüne kadar kaç ilçe başkanı, kaç gençlik kolları, kadın kolları başkanı, örgütün ne kadar temel taşı varsa tabiri caizse tek tek "yedi", eritti, tarihin sayfalarına gömdü!
Ben yine de sizden ümidi kesmek istemem. Ümitli gibiyim!
Mahallede, çarşıda, pazarda bizim de oturduğumuz dostlar boş durmuyor, kulağımıza fısıldıyorlar. Derler ki: "Şehrül-Emin’in etrafında şu an tutunacak tek dalı kaldı, Ayşe abası! İlçe örgütü ile arasında resmen soğuk rüzgarlar esiyor. Bir ona göz kırpıyor, bir bakmışsın başka partiye alttan alta selâm çakıyor!" Oradan buradan kendine yeni bir yol açmaya, gemisini her fırtınada yüzdürmeye çalışıyor. Kendisi ile iletişim kurmak isteyenlere de, sıkışınca o meşhur, ucu açık cümleler dökülüyor dilinden: "Bakarız, görüşürüz, toplantım var, haberleşiriz, sıkıntımız yok, çok yoğunum..." dermiş.
Ah şu siyasiler yok mu...
Güya böyle diyerek milletin gazını alıyor, zaman kazanıyor. Sizin mahalleden, o sokaklardan size inanan, size güvenen insan çok, bunu görebiliyorum. Ama işte, madalyonun iki yüzü var bu topraklarda: Bir tarafta samimiyetle kurulmuş "önce güvenciler" diyen memleketçiler, diğer tarafta ise gizli ajandalarla yürüyen "önce "dümenciler" diyenler. Karar sizin!
Burada "iyi polis" rolü oynamanıza gerek yok! Çünkü Şehrül-Emin’in burnundan kıl aldırmayıp alttan alta nasıl kulisler çevirdiği gerçeğini benden daha iyi bilirsiniz! Sizin kamuoyunda aynı karede yer almanız bile fena halde göze batıyor, benden söylemesi. Ben sizin yerinizde olsam çok daha temkinli, çok daha mesafeli ve NET olurdum. Fotoğraf karesinde bile yer almam.Yine de siz bilirsiniz elbette, "Her kuş kendi cinsiyle uçar" derdi üstadlarımız..
Benden size dostane, bir nasihat: Siz siz olun, bu siyaset pistinde yürürken adımlarınıza çok dikkat edin! Bakarsınız tam "her şey yolunda" dediğiniz anda ayağınızın altına öyle bir muz kabuğu koyuverir ki, kendinizi bir anda tepe taklak yerde bulursunuz. İşin en acı, en ironik tarafı ne olur biliyor musunuz? Hastanede ya da evde gözünüzü açtığınızda, size kapıdan ilk "geçmiş olsun" çiçeğini gönderen ve en derin (!) üzüntülerini bildiren yine o olur! Siyasetin doğasında bu riyakârlık hep vardır.
İnsan düşünmeden edemiyor…
Siz ya da başkası; Seyitgazi’nin o köklü, şanlı tarihinde günün birinde bir kadın belediye başkanı görmek mümkün olacak mı? Bu fani dünyada, şu garip Aşkar’ın ömrü o günleri görmeye yeter mi, orasını ancak yaradan bilir. Şu an bildiğim: "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır" ama bizim Şehrül-Emin, o çok sevdiği koltuğu öyle kolay kolay size kaptırmayacaktır, orası kesin!
Ama, lakin, fakat…
Bazen siyaset bu ya; sandıktan çıkacak oyların önüne, perde arkasında kurulan oyunlar geçiverir. Zaman daraldıkça, o puslu hava dağılacak ve asıl tablo daha net ortaya çıkacaktır. Sahada tam saha pres yapmak, ilmi siyaset yürütmek güzeldir, hoştur ama dedik ya… Koltuk tatlıdır, bırakması zor gelir. Elbette Şehrül-Emin’in bugün kulak ardı ettiği, küstürdüğü kişi ya da kişilerle kar topu gibi küçük başlayan bu kırgınlık süreci, yarın bir çığa dönüşüp önüne ne gelirse katıp götürebilir. İşin içinde sadece dışarısı yok ki! Parti içi hesaplaşmalar, gizli ajandalar ya da fikir ayrılıkları derken, bu çorba daha çok su kaldırır.
Şimdilik benden bu kadar. Zaman akıp gidiyor, biz de köşemizden izlemeye, gerçekleri yazmaya devam ediyoruz. Gün gelir, devran döner, zaman o daralan çemberini iyice sıkıştırır ve ilerleyen süreçte aynen şöyle dersiniz: "Yahu, bizim mezarlıklarda gezen, kahvehanede oturan, yazılar yazan Aşkar harbiden doğru söylüyormuş..."
Benden söylemesi, gerisi sizin ilmi siyasetinize…
Bu arada çok uzattım biliyorum ama biz edebiyatçılar biraz böyleyiz. Kalem kağıt olunca bitiremiyoruz işte..
Ha, bir de duyduğuma göre bizim Şehrül-Emin şimdilerde yeni bir sevdalara yelken açmış, sosyal medyaya sarmış! Çevresindekilere, dosta düşmana alttan alta haber gönderip "Sosyal medyadaki paylaşımlarımı beğenin" baskısı yapıyormuş. İşin daha da tuhafı, hani çocuklukta olur ya, paylaşımlarını beğenmeyenlere de çocuk gibi küsüyormuş! Yahu, koskoca ilçenin emanetçisisin, artık oralarda öyle suni bir "mutlu aile tablosu" göstermek istiyorsun anladık da, kapına gelen giden kim olursa olsun bu ısrar niye?
Yapma Şehrül-Emin, etme gözünü seveyim... Koskoca makam sahibine yakışıyor mu öyle 0-7 yaş grubu çocukca hareketlerle siyaset dizayn etmek? Sosyal medyadaki üç beş sahte beğeniyle ne o koltuk baki kalır ne de giden oylar geri gelir!
Sağlıcakla dostlar...
YORUMLAR
Merhaba sevgili Aşkar.Sosyal medya belediyeciliğinde bizim şehrül -emin iyidir. Yanında gezdirdigi soyadı ünlüce olan yancisina herkezin içinde bı kaç göz yapıp hemen fotoğraf çekilir. Paylaşım yapılır. Bu aralar yancı arkadaş işi biraz abarttı. Belediye ve başkanın sayfalarında beğenmediği (sert yazilari) yorumları kaldırıp kişileri engellemekte. Bunlari bazen şehrül-eminin haberi olmadan yapmakta. Şehrül -emine gösterip yaptıklarıda var.Hatta talimatla kişileri arayıp yorum kaldırın denilmekte. Sosyal medya seyitgazisi böyle Aşkar. Ama bu aralar çalışıyor şehrül-emin. Yaz geldi. Düğünler, yağmur duaları, bahar şenlikleri başladı. Hatta şehrül-emin ilçemiz disindaki etkinliklere bile gitmeye başladı. Geldi bahar ayları 😀.Sara krizi oldu demiştim. Ama bir küsler bir barışık. Vatandaş da anlamıyor ne olduğunu. Bazen yanyana bazen düşman. Sen zaten gerekeni yazmışsın dostum. Biri yaralar biri SARAr. Göreceğiz kim karalar bağlar.