Aman Ha Beni Kırın Şehrül-Emin’i Kırmayın!!!
Yahu son günlerde bakıyorum da bizim Şehrül-Emin’in üzerine amma velakin çok gidiyorsunuz. Yok özel kalem kadrosuymuş, yok düğün salonuymuş, yok yolmuş, şuymuş, yok buymuş… Laf üretmekte üstünüze yok maşallah!
Ama peşinen söyleyeyim yine: Aşkar kul hakkı yedirmez, eğriye eğri, doğruya doğru der. Şimdi kulağınızı açın da şu Aşkar'ın nasihatlerini bir bir dinleyin hele!!!
Öncelikle, küçük belediyelerde öyle resmi özel kalem kadrosu yoktur. Bilip bilmeden konuşmayın! Şehrül-Emin'e fırsat vermeyin...
Şehrül-Emin, yanına şifaen istediği adamı alır; yancı der, yardımcı der, danışman der, çaycım der çorbacım der ne derse der! Ha, Büyükşehir ve merkez ilçeler olsa orası büyük arena zaten. Kanunen büyük belediyelerde olur "özel kalem" ve kadrosu.. Bizim memlekette kanunen de yok olamaz! Yani Bizdeki kurallar Şehrül-Eminin gönlüyle yazılır!!!
Neyse gelelim şu en çok konuşulan diğer konuya: "Vay efendim, kardeşini almış, kayınçosunu almış, teyze kızını, halasının kızını, torununu işe koymuş falan filan " Yahu, bunlar Şehrül-Emin’in bu memlekete birer lütfudur, lütfu! Çift başlı kartal misali, Kırka ve Seyitgazi’yi iki kardeş yönetse ne olur yani? Selçuklu devletinde de böyle değil miydi ya koskoca imparatorluk? Seyitgazi'de Selçuklular yaşamadı mı? Büyük Selçuklu Devleti Anadolu Selçuklu'da bu şekilde yönetilmedimi? Tarih de mi okumuyorsunuz hiç? Adam elbette güveneceği kayınçosunu, canından kanından kardeşini yanına alacak. Eskiler boşuna mı demiş: "Mahkemede dayın olacağına, belediyede akrabaların olsun!" Yalan mı? Değil tabii ki! Afferin sana Şehrül-Emin!!!
Biz diğer duruma geçelim!
Geçenlerde bizim Büyükşehir Belediye Başkanımız Seyitgazi'ye bir geldi, pir geldi!
Düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü diye kara kara düşünürken, bizim haberci kuş boş durur mu, hemen kulağımıza fısıldadı! "Aşkar, hani şu meşhur Kılıçdaroğlu ve Özel durumu var ya..." dedi. Meğer bizim Şehrül-Emin siyaseten arafta dururmuş da, Büyükşehir Başkanım memlekete ayak basınca mecburen taraf olmuş! Neyse, bu bile aslında güzel bir gelişme; en azından rengini, tarafını belli etmek zorunda kalmış ya da birileri tarafından bırakılmış!
Bizim ki, gelin kızımızın gölgesinde yetinmeye çalışırken, aslında ona çok da zarar verdi... Eee, makam odasında karşılıklı kahveler yudumlanıp, arkasından da birbirlerine güzellemeler yapılınca, vatandaşda isyan ediyor ister istemez. Birileri toz yutuyor birileri kahve yudumluyor!
Üstelik paylaşımda ne yazsalar beğenirsiniz? "İlçemizde yürütülen çalışmalar ve ortak projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunduk!" demezler mi? İnsanın sorası geliyor: Yahu neymiş bu bir türlü açıklanmayan, köşe bucak gizlenen çalışmalar ve ortak projeler? Çıkın anlatın da biz de bilelim!
Yahu Şehrül-Emin, insan memlekete koskoca misafir getirir de ilçedeki şu bizim meşhur "köstebek festivalini" ya da o kendi ellerinle özenerek kurduğun "küskünler imparatorluğunu" gezdirmeye davet etmez mi? Şöyle buyur etsene başkanımı, buraları da yolları da bir görsün! Yoksa esnafın sana olan o övgü dolu söylemlerini duymasın diye mi kimseyi yaklaştırmıyorsun, kimi kimden kaçırıyorsun?
Yapma Şehrül-Emin, sen böyle değildin, ne oldu sana gözünü seveyim? Nazar mı değdi ne? Hani o ilk zamanlar çarşıda, pazarda tek başına, halkın içinde elini kolunu sallayarak geziyordun ya... Ne oldu o eski hallerine, şimdi nerede o günler?
Biz daha bu projelerin ne olduğunu tam anlamaya, kavramaya çalışırken, buna benzer bir bomba daha önüme geliverdi! Bizim Şehrül-Emin’in önderliğinde meclis toplantısı yapılmış. Masada fındık, fıstık, çay, kahve.. Afiyet olsun, helali hoş olsun, yiyin için ama gözünüzü seveyim israf etmeyin sakın ha!
Benim asıl takıldığım mevzu başka: Yahu bu toplantıda alınan karar ne ki, ne için hayırlı olacak?Anlatın hele bizde bilelim..
Başka Belediyeler gibi yahu bırakın canlı yayını, gündemimiz ve kararlar belediyenin internet sitesinde bile yok! Aradım, gözlüklerimle yine göremedim!. Ee biz nasıl öğreneceğiz arkadaş bu kararları? Çok mu zor yahu şunu da sosyal medyaya koyup, "Ey Seyitgazi halkı, işte bizim bu mecliste aldığımız karar bu, gündemimiz de şuydu" diye iki satır yazıp millete ilan etmek?
Şu meclis toplantılarını Seyitgazi halkı internetten, canlı yayından izlese ya da toplantılar tamamen halka açık olsa kıyamet mi kopar?
Bakıyorsun Eskişehir Büyükşehir, Tepebaşı veya diğer belediyeler bunu çatır çatır canlı yayınlıyor, halka açık yapıyor da Seyitgazi neden yapmıyor? Vatandaş ekranın başına geçip izlesin işte; kim doğru söylüyor, kim kıvırıyor kendi gözüyle görsün! Alınan karar ne, millete karalar bağlatan ne? Hep bir gizem, hep bir muamma... Ama sorsan dilinizden şeffaflık düşmez, öyle mi? Geçin bunları efendim, geçin!
Yahu koskoca mecliste bunu dile getirecek isteyen biri yok mu? Ya da yarın bir gün vatandaşın biri kapıya dayanıp "Arkadaş, ben bu memleketin evladıyım, bu toplantıyı izlemek istiyorum" derse ne yapacaksınız, adamı içeri mi almayacaksınız?
Aman Aşkar sus, sus!! Tamam tamam, kimse duymasın, kimse bilmesin, her şey kapalı kapılar ardında kalsın, doğrusu bu (!) İşte hep bu "aman kimse bilmesin. Halının altına süpür gitsin" zihniyeti geri bıraktı ya bizim canım ilçemizi... Neyse, şimdilik kısa keseyim, zira mevzu daha çok, dosya kabarık!
Aman ha... Beni kırın, Şehrül-Emin’i kırmayın! Öfke bize, uysallık size yakışır.
Aşkar hak yemez, eğriye eğri der dediysek o kadar da değil!
Şehrül-Emin'i öyle ulu orta kurda kuşa yem etmem!!! O Ben garip Aşkar'ın radarında!!!! Yolun sonuna kadar yaptıklarının ve yapacaklarının peşini bırakmam bu böyle biline...
Ha, biz ara sıra onu eleştirmiyor muyuz? Eleştiriyoruz elbette!
Hadi bakalım, şimdi dağılalım ve Şehrül-Emin’in işine gücüne bakmasına müsaade edin! Bakalım yeni küstürdükleri kervana kimler dahil olacak 😀
Belki yarın, belki yarından da yakın bir zamanda yeniden görüşmek üzere, sağlıcakla!
