Seyitgazi Yolu Üzerinde Bir "Doğru Adam": Mustafa Doğru ve Kırtasiye Nostaljisi
Gültepe Mahallesi’nde, Seyitgazi yolu üzerinde adımlarken yolunuz Doğru Kırtasiye’ye düşerse, içeriye sadece bir dükkana değil, adeta bir zaman tüneline girersiniz. Kapıda sizi karşılayan isim, dükkanın tabelasından öte, kişiliğiyle oraya mührünü vurmuş bir esnaf: Mustafa Doğru.
Bizim için o, kelimenin tam anlamıyla "Doğru Adam". Bugüne kadar ne bir eğrisini gördük ne de bir yanlışını... Her gidişte değişmeyen tek şey, yüzündeki o samimi ve eksilmeyen güler yüzü.
Kırka Pazarı'ndan Gültepe'ye Uzanan Otuz Yıllık Emek
Mustafa Doğru ile dostluğumuzun, hukukumuzun geçmişi dile kolay tam otuz yıl öncesine, Kırka pazarına kadar uzanır. O dönemlerde pazar yerine seyyar olarak gelen, tezgah açan Mustafa, o günlerden bugüne dürüst esnaflığın çizgisini hiç bozmadı.
Bizim gibi ömrünü yazmaya, çizmeye, karalamaya adamış yazar çizer takımı için kırtasiye demek, adeta bir can simidi demektir. Kalemin kokusu, kağıdın dokusu bizi hep o eski, saf günlere götürür. Mustafa ile ne zaman dükkanda sohbete dalsak, gözümün önüne hep o eski kırtasiye tezgahları gelir.
Bir Parça Nostalji...
1963 yılında ilkokula başladığım o ilk günleri hatırlarım... Bir tarafı mavi, bir tarafı kırmızı yazan o meşhur çift renkli kalemler; yaprağı çevrildikçe kokusu burnumuza dolan saman kağıdından matematik defterleri... Kaybolmasın diye kocaman silgilerimiz iplerle boynumuza asılırdı. Çantamız ise bugünküler gibi süslü değil, rahmetli anamın parça kumaşlardan özenle diktiği bir bez torbaydı. İşte bu yüzden ne zaman bir kırtasiye tezgahı görsem, çocukluğumun o siyah önlüklü günlerine takılır, öylece bakar dururum.
Sandıközü’nden Geçen Yollar ve Ortak Anılar
Son ziyaretimizde Mustafa ile dertleşirken, eskiye dair yeni bir bağ daha keşfettik. Meğer Mustafa’nın annesi, Seyitgazi’mizin o güzel Sandıközü mahallesindenmiş. Babası Eskişehirli olsa da köklerinin bir ucu o topraklara dayanıyor.
Sandıközü deyince insanın burnunda hemen o ikiz çeşmelerin serinliği, köyün içinden nazlı nazlı geçen o güzel dere tüter. Kütahya ile sınır olan bu dağ köylerinin bizde hatırası çoktur. Güllübahçeli otobüs şoförü dostum Süleyman ile az mı direksiyon salladık o yollarda... Salihler, İkizoluk, Göcenoluk ve Sandıközü... Tozlu yollarını aşındırdığımız, ekmeğini yiyip suyunu içtiğimiz o güzel coğrafya, Mustafa’nın anne memleketi çıkınca sohbetimiz daha bir demlendi, bize de şahane bir nostalji oldu.
Torunların Uğrak Yeri, Dijital Dünyanın Yeni Takipçisi
Bugün telefon rehberimde hâlâ "Doğru Adam" diye kayıtlı olan Mustafa Doğru, sadece bizim değil, şimdilerde torunların da en sevdiği durak. Çocukların fotokopi işleri, okul ihtiyaçları ya da oyuncak telaşı oldu mu istikametimiz hiç değişmez; hemen Seyitgazi yolundaki o dükkana yollanırız. Sadece Mustafa değil, dükkanda çalışan mesai arkadaşları da en az onun kadar değerli, saygılı ve kibar insanlar.
Hazır yakalamışken, bölgenin nabzını tutan yeni sesimiz Seyitgazi Haberci’den de bahsettim Doğru Adam’a. Büyük bir ilgi ve heyecanla dinledi. “Takip ederim tabii ki abi, takip etmez miyim!” diyerek her zamanki kadirşinaslığını gösterdi.
Esnaflığın sadece ticaret değil, her şeyden önce bir gönül işi olduğunu bizlere her gün hatırlatan değerli dostumuz Mustafa Doğru’ya hem ilçemize hem de anılarımıza kattığı tüm güzellikler için teşekkür ediyoruz.