FRİGYA'NIN DAĞLIK MİRASI: SEYİTGAZİ'DE BİR "NÖBETÇİ" BAHŞEYİŞ ANITI

Tarih kokan ilçemiz Seyitgazi, Frigya uygarlığının en gizemli izlerinden biri olan Bahşeyiş Anıtı ile geçmişin kapılarını aralamaya devam ediyor. Gökbahçe mahallemizin güneybatısında yükselen bu heybetli yapı, bölgenin arkeolojik zenginliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

17 Nis 2026 - 00:49 YAYINLANMA
17 Nis 2026 - 01:36 GÜNCELLEME

Seyitgazi ve çevresindeki Frig yerleşimlerinin bir parçası olan Bahşeyiş Anıtı, sadece bir taş kütlesi değil; binlerce yıl öncesinin inanç sistemini, mimari anlayışını ve doğayla iç içe geçmiş yaşam tarzını günümüze taşıyan bir belge niteliğinde.

Gökbahçe (eski adıyla Bahşeyiş) köyünün yaklaşık 1 km güneybatısında, Kocadere Çayı’nın batı yakasındaki kayalık yamaçta yükselen bu heybetli yapı, bölgenin arkeolojik zenginliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kybele’ye Sunulan Binlerce Yıllık Şükran

MÖ 8. ile 6. yüzyıllar arasındaki Geç Frig dönemine tarihlenen anıt, Friglerin ana tanrıçası Kybele’ye adanmış bir niş/cephe anıtı olarak kabul ediliyor. Tarihçilerin yorumlarına göre bu anıt, tanrıçanın bölgeye bahşettiği nimetlere karşı bir şükran ifadesi olarak inşa edilmiş.

Anıtın modern dünya tarafından keşfi ise oldukça eskiye dayanıyor; ilk kez 1837 yılında İngiliz araştırmacı J. R. Steuart tarafından incelenerek dünya literatürüne kazandırılmış.

Mimari Deha: Kayadan Yontulmuş Bir "Nöbetçi Kulübesi"

Bahşeyiş Anıtı, tipik Frig kaya anıtlarının tüm karakteristik özelliklerini bünyesinde barındırıyor. Ancak onu diğerlerinden ayıran en belirgin özelliği, uzaktan bakıldığında adeta bir nöbetçi kulübesini andıran özgün formudur.

Derin Niş: Anıtın ön yüzünde bulunan ve yapıya üç boyutlu bir derinlik kazandıran niş, simgesel bir girişi temsil ediyor. Bu bölümün, dini törenlerde veya kült ritüellerinde tanrıça Kybele için ayrılan kutsal bir alan olduğu düşünülüyor.

Gizemli Kuyu: Anıtın çatısının üstünden başlayıp tabana kadar inen kuyu, yapının işlevi hakkında araştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Ahşap Mimarinin İzleri: Kayadan yontulmuş beşik çatısı ve düzleştirilmiş yan duvarları, Friglerin o dönemdeki ahşap ev mimarisini taşa işleme geleneğini yansıtıyor.

Üç Boyutlu Derinlik: Anıtın ön yüzünde bulunan derin niş, yapıya güçlü bir üç boyutlu görünüm kazandırırken simgesel bir girişi temsil ediyor.

Gizemli Detay: Çatının üstünden başlayıp tabana kadar inen kuyu, yapının hem mimari hem de ritüelistik işlevi hakkında merak uyandırmaya devam ediyor.

Halk Arasındaki Adı: Gerçek bir su kaynağı olmasa da, yerel halk arasında uzun yıllardır "Bahşiş Çeşmesi" olarak anılması, anıtın kültürel bellekteki yerini koruduğunu gösteriyor.

Frig Vadisi’nin Sessiz Tanığı

Kocadere Çayı’nın yamacında, uzaktan bakıldığında adeta bir nöbetçi kulübesini andıran

anıt, Frig Yolu üzerindeki en özel duraklardan biri. Hem doğa tutkunları hem de tarih meraklıları için mistik bir atmosfer sunan Bahşeyiş Anıtı, Seyitgazi'nin "açık hava müzesi" kimliğini taçlandırıyor.

 Seyitgazi'den Gökbahçe mahallesi yönüne doğru kısa bir yolculukla ulaşılabilen anıt, Friglerin doğayla iç içe geçmiş inanç sistemini yerinde gözlemlemek isteyenleri bekliyor.

Kaynak :
SEYİTGAZİ HABERCİ

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: