Zamana ve Demire Şekil Verenler: Arslanbeyli Ergünler Ailesi ve Efeler Parkı’nda Bir Dostluk Molası
Seyitgazi’de esnaflık demek, sadece ticaret yapmak değil; kuşaktan kuşağa aktarılan bir zanaat, dürüstlük ve köklü bir aile mirası demektir. İşte bu köklü mirasın ilçemizdeki en bilinen sancaktarlarından biri de ilçemizde "Ergünler" olarak anılan, baba ocağı Şücaaddin Veli’nin gölgesindeki Arslanbeyli köyü olan Ergün ailesidir.
Geçtiğimiz günlerde Efeler Parkı’nın yeşillikleri arasında, esintili bir Seyitgazi akşamında eski okul arkadaşım Yakup Ergün ile yan yana geldik. Çaylarımızı yudumlarken laf lafı açtı; geçmiş günleri, Seyitgazi’nin o eski bitmeyen esnaf muhabbetlerini ve demir döven o güçlü elleri, yani Ergünler ailesini yad ettik.
Dede Mirası Zanaat: Sanayinin Demirci Çınarları
Ergünler ailesi denince akla ilk gelen şey, rahmetli dedelerinden beri süregelen ve neredeyse tüm amcalara sirayet eden demircilik zanaatıdır. Sanayide demire şekil veren, alın teriyle ekmeğini taştan çıkaran bu aile, Seyitgazi sanayisinin de adeta temel taşlarından.
Ailenin en büyüğü, hepimizin yakından tanıdığı Şücaaddin (Sucaaattin) abi... O da ömrünü bu topraklara adamış, bir dönem demirciliğin yanında mahallemizin bakkallığını, marketçiliğini de yaparak hem sofralarımıza hem gönüllerimize dokunmuş bir isim. Hemen ardından gelen Alaattin amca da demirci örsünün başında ömür tüketenlerden.
Ailenin diğer fertleri de Seyitgazi’nin ve ülkenin farklı değerleri: Benim de dönemden okul arkadaşım olan Lütfü, yıllarca Seyitgazi Esnaf Odası’nda ilçemiz esnafının derdine derman olan, evrakına koşturan Mehmet ve şimdilerde Ankara’da devlet memuru olarak bizleri gururla temsil eden Hüseyin... Ve tabii ki bu köklü çınarın genç dallarından biri, sanayide zanaatı yaşatan Yüksel Ergün...
Arslanbeyli’nin Mayası, Efeler Parkı’nın Sohbeti
Kökleri Şücaaddin Veli’nin manevi iklimiyle yoğrulmuş Arslanbeyli köyüne dayanan Ergünler ailesi, nereye giderse gitsin o toprağın mertliğini ve çalışkanlığını taşıyor.
Efeler Parkı’nda okul arkadaşım Yakup ile gerçekleştirdiğimiz bu koyu sohbet, sadece eski günleri anmak değil, Seyitgazi’yi Seyitgazi yapan değerlerin hala ne kadar taze olduğunu görmek açısından da çok kıymetliydi.