Taşlık Köyü’nün Çınarlarından Rıza Kurt’un İbret Dolu Yaşam Öyküsü: "Ehliyet Almam Hayatımı Değiştirdi"

👏👀Taşlık köyünün en yaşlılarından ve herkesin hürmetle dinlediği bilge isimlerinden Rıza Kurt, yokluk içinde geçen çocukluğundan tır şoförlüğüne, hamallıktan minibüsçülüğe uzanan ve fedakârlıklarla dolu 82 yıllık ömrünü Seyitgazi Haberci’ye anlattı.

01 Eyl 2026 - 10:00 YAYINLANMA
01 Eyl 2026 - 10:11 GÜNCELLEME
Yokluk ve Erken Yaşta Başlayan Hayat Mücadelesi

​Şubat 1944’te, dört kardeşli bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Rıza Kurt amcamız, çocukluğunu köyde sığır çobanlığı yaparak ve tarlalarda çalışarak geçirdi. Ailesinin imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle çok genç yaşta omuzlarına büyük sorumluluklar yüklenen Rıza amca, henüz 15 yaşındayken İbrahim dayısının vesilesiyle şehre gitti. Hayat mücadelesinin ilk durağı ise bilek gücüyle yaptığı hamallık oldu.

​1964 yılında dünya evine giren ve bir yıl sonra vatani görevini yapmak üzere askere giden Rıza Kurt, dönüşte de pes etmeyip rızkının peşinden koşmaya devam etti. Hamallık yaptığı dönemde amcasının oğlu Ali Kurt’un desteğiyle bir mandırada işçi olarak çalışmaya başladı.

İran Yollarından Çamlıca Minibüs Hattına

​Hayatındaki en büyük dönüm noktasını amca oğlunun teşviki ve desteğiyle sürücü belgesi almak olarak tanımlayan Rıza amca, bir süre taksi dolmuş şoförlüğü yaptı. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın sürdüğü yıllarda İran’daki şoför ihtiyacını duyunca gözünü karartıp Tahran’a gitti. İki yıla yakın uluslararası tır şoförlüğü yaptıktan sonra memleketine döndü.

​Vatanına döndükten sonra bir kamyonet alarak Taşbaşı’nda nakliyeciliğe başlayan Rıza Kurt, daha sonra minibüsçülüğe geçiş yaptı. Yıllarca direksiyon sallayan emektar şoförümüzün halen Çamlıca hattında hizmet veren bir minibüsü bulunuyor.

Aile Sevgisi ve Hüzün Bir Arada

​Dört çocuk babası olan Rıza Kurt amcamız, hayatın getirdiği acıları da vakarla göğüslemiş bir isim. Henüz altı aylıkken kaybettikleri ikiz evlatlarının ve hayat arkadaşı Kezban Hanım’ın vefatının hüznünü yüreğinde taşıyan Rıza amca, şimdilerde en küçük kızı ve damadının yanında huzurlu bir yaşam sürüyor.

​Taşlık Köyü Kızları Halk Oyunları Ekibi öğreticisi olarak tanıdığımız kızı Türkân Kurt Dinç, damadı Hakan Dinç ve torunu Yiğit Dinç ile birlikte kalan Rıza Kurt, ailesinin el üstünde tuttuğu bir çınar. Torunu Yiğit’in dedesiyle geçirdiği anlar ise Rıza amcanın en büyük mutluluk kaynağı.

Köyüne Sessiz ve Derin Destek

​Rıza amcamız sadece kendi ailesine değil, Taşlık köyüne de her zaman kol kanat geriyor. Köyde hayırlı bir iş yapılacağı zaman maddi desteğini hiçbir zaman esirgemeyen bilge büyüğümüz, bu hayırları sessizce yapmayı ve reklam etmemeyi de temel ilkesi sayıyor.

​"Ehliyet Almam Bana Sermaye Oldu"

​Çileli ama anlının akıyla geçen yıllarını özetleyen Rıza Kurt amcamız, gençlere de örnek olacak şu sözlerle hayat dersi veriyor:

​"Hamallık yaptığım zamanlarda çok ağır yükleri kolaylıkla kaldırıp indirebiliyordum, çok güçlüydüm. Bugünlere kolay gelmedim, çok zorluklar çektim. Ailem fakir olduğu için bana hiçbir destekleri olamadı. Bu yüzden hep çok çalıştım, az harcadım. Kısacası gece gündüz demeden alın teri döktüm. Ama en önemlisi, o günlerde ehliyet almam bana en büyük sermaye oldu, hayatımın seyrini değiştirdi."

​Ömrünü helal rızık ve alın terine adayan Taşlık köyümüzün ulu çınarı Rıza Kurt amcamıza sağlık, huzur ve uzun ömürler diliyoruz.

Kaynak :
Seyitgazi Haberci

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: